1. Ana Sayfa
  2. Haber
  3. Vali Topaca, Polis Günü’Nde Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’Nü Ziyaret Etti

Vali Topaca, Polis Günü’nde Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nü Ziyaret Etti

Ankara Valisi Sayın Ercan Topaca, 10 Nisan Pazartesi günü saat 18.00’de Türk Polis Teşkilatı’nın 172. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünü ziyaret etti. 

Ziyarette Vali Yardımcısı Kemal Karadağ, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mehmet Artar da hazır bulundu. 

Çevik Kuvvet’in İskitler’de bulunan hizmet binası önünde İl Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan ve tarafından karşılanan Vali Ercan Topaca, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü konferans salonunda polislere hitap etti. 

Vali Ercan Topaca, 10 Nisan Polis Günü’nün tüm polislerimize, teşkilatımıza, ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini, güzel günlere vesile olmasını dileyerek başladığı konuşmasında; “Polis Teşkilatı, büyük bir teşkilattır. Yaklaşık 250 bin kişi olan Polis Teşkilatımız; ülkemizin güvenliğini emanet ettiğimiz, çocuklarımızı, sokaklarımızı, kamu hizmetlerini emanet ettiğimiz güvenlik birimlerimizdir. Bu teşkilatın 172 yıllık bir tarihi var. Neredeyse Cumhuriyetimizin iki katı bir yaşa sahip. 172 yıl, bize çok şey hatırlatıyor. Her şeyden önce 172 yıllık bir birikim, bir deneyim, bir kurumsal kültür, anlayış hepsi bu 172 yılın getirdiği ve bu günlerde bu teşkilat, bu birikimle birlikte üzerine düşen sorumluluğu en güzel şekilde yerine getirmeye çalışıyor.” dedi. 

Polisin yaptığı işin, üstlendiği sorumluluğun gerçekten büyük bir sorumluluk olduğunu, büyük fedakârlıklar gerektiren bir iş olduğunu vurgulayan Vali Topaca, konuşmasını şöyle sürdürdü; 

“Herkesin bayramda, tatilde, izinde olduğu zaman bu teşkilat işinin başındadır. İzni sınırlıdır, hatta yer yer yok gibidir. Örneğin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra biliyoruz ki arkadaşlar zaman zaman evine dahi gitmekte zorlandı, imkân bulamadı, işini bırakıp gidemedi. Ne zaman bir kriz var, ne zaman bir sıkıntı var polis işinin başındadır. Dolayısıyla bu onurlu işi arkadaşlarımızın en güzel şekilde yaptığına ve yapacağına inancımız tamdır. 

Bireysel anlamda herkes bu teşkilatın millet nezdindeki onurunu ve şerefini korumalıdır. Bireysel anlamda yapacağımız hatalar bu teşkilatın, milletin nazarındaki imajını zedelemeye de hakkımızın olmadığını biliyoruz. Bu tecrübeyi, 172 yıllık bir birikimi, bireysel hatalara kurban edemeyeceğimizi de biliyoruz. 

Devletimizin silahlı güçleri asker ve polis, hepsidir. Gerektiği zaman darbe teşebbüslerine gerektiği zaman hariçte asker ve polis, omuz omuza görev yapmak durumundadır. Artık öyle bir noktaya geldik ki kurumlar arası yoğun bir ilişki, iyi bir iletişim ve işbirliği zorunlu hale gelmiştir. Terörle mücadele sadece askerin veya sadece polisin vereceği bir mücadele değil. Terör, çok boyutlu. Yerel dinamikler var, uluslararası dinamikler var, ulusal ölçekteki dinamikler var. Bunların hepsi bir araya geldiği zaman mücadelenin de çok yönlü olması gerekiyor. Bunun için de asker, polis, jandarma, istihbarat herkesin birlikte hareket ederek üstesinden gelebileceğimiz sorunlarla karşı karşıyayız. Teşkilatımızı, bu sorunlarla mücadele edebilecek kapasiteye getirmek, esnekliğe kavuşturmak, diğer kurum ve kuruluşlarımızla da işbirliği yapabilecek bir yapıya kavuşturmak durumundayız. 

Bu görevi yerine getirirken evrensel hukuk kurallarına uygun davranmak gerekir. Hukukun olmadığı bir yerde ne güvenlik olur, ne güven olur, ne de insanlar birbirine güvenerek ticaretini yapma ihtiyacını giderebilir. Hiçbiri olmaz. Mutlaka polis, devletin görünen yüzü olarak yaptığı her işte hukukun temel kurallarına, kanunlarımıza, anayasamıza ve diğer mevzuata uygun davranmak durumundadır. Bu anlayışı da yerleştirmemiz gerekiyor. 

Sürekli gelişen, kendisini geliştiren bir teşkilat istiyoruz. Sadece teşkilatımızı değil, arkadaşlarımızı da öyle istiyoruz. Her bir polisimiz sürekli kendisini geliştirme gayreti içinde olmalıdır. Zamanımız artık bilgi çağıdır, öğrenme çağıdır. Artık geleneksel yöntemlerle ülkemizin güvenliğini sağlayabilecek durumda değiliz. Mutlaka her gün bir önceki güne göre bilgisine, tecrübesine daha yeni şeyler ekleyen bir kamu yönetimi anlayışına ihtiyacımız var. 

Biz, devletimizin dışında başka bir yere bağlı, başka bir yerden emir alan insan istemiyoruz. Temel esas, devlete ve millete bağlılıktır. Gönlü başka yerlerde olanlar varsa bu teşkilatta bir gün dahi durmasın. ‘Bu teşkilatın üniformasını taşıyacağım, ama emri başka yerlerden alacağım’ şeklinde bir düşünce varsa, bunun çok yanlış olduğunu ifade etmek istiyorum. Genç arkadaşlarımızı da bu konuda uyarmak istiyorum. Farklı kişiler, gruplar, örgütler gelip sizleri kullanmak isteyebilir. Biz kendimizi kullandırmayacağız. Biz, devletimizin ve milletimizin hizmetindeyiz. Başka hiçbir yerin, hiçbir kişinin hizmetinde bulunamayız. Devletimizle bir sözleşme yaptık. Hepimiz işe başlarken hatırlayın, yemin ettik. Namusumuz ve şerefimiz üzerine yemin ediyoruz. Bu yemin, devlete ve millete bağlılık yeminidir. Devletin dışında, kanunların dışında, meşru iktidarın dışında hiçbir yerden emir ve talimat almama sözüdür bu. Arkadaşlarımızın bu konuda uyanık olmalarını, kendilerini başkalarına kullandırmamalarını özellikle istirham ediyorum. Bu konuda mücadelemiz nettir. Hiçbir şekilde bu tür bağlantıları olan bir kişiyi bu teşkilatta barındırmayız. Burada hepimizin sorumluluğu var. İçinizde bu tür bağlantısı olanları bilip de amirlerine ve yetkili makamlara bildirmeyenler varsa onların da daha büyük sorumluluğu vardır. Dolayısıyla hepimiz bu ülkenin sahipleri olarak, devletimizin onurlu mensupları olarak milletimizin birliğine, beraberliğine sahip çıkma adına atalarımızın bize kanlarıyla, canlarıyla emanet ettiği bu toprakları koruma anlamında bununla mücadele etmek durumundayız.” 

15 Temmuz’da bunu çok acı bir şekilde yaşadığımızı hatırlatan Vali Topaca, “O hain darbe girişimi başarılı olsaydı, ülkemizin halini, milletimizin halini ben tasavvur dahi edemiyorum. Birileri ülkemizi bir yerlere peşkeş çekmek istediler. Buna izin vermemiz mümkün değil. Bu konuda en büyük görev sizlere düşüyor. Bu mücadele hepimizin ortak mücadelesi olmak zorundadır. 

Bir kez daha 10 Nisan Polis Günü’nün sizler için, ülkemiz için, milletimiz için güzel günlere vesile olmasını diliyorum. Şehitlerimizi ve ebediyete intikal etmiş olan gazilerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle şükranla anıyorum. Hayatta olan gazilerimizi de sağlık ve huzur diliyorum. Sizlere de yaptığınız bu ulvi görevde başarılar diliyorum. Rabbim hepinizi bu görev sırasında her türlü görünür görünmez kazalardan, belalardan, kötü niyetlilerin şerrinden korusun ve bizi bu kötü niyetlilere karşı daima uyanık, akıllı hareket eden birer görevli olarak bize yardım etsin.” şeklinde konuşarak sözlerini noktaladı. 

Programda konuşan Ankara İl Emniyet Müdürü Karaaslan, Polis Teşkilatına 1976 yılında girdiğini hatırlatarak, “Bu süre içerisinde hem ülkemizin hızlı bir şekilde geliştiğini hem de Türk Polis Teşkilatımızın bu gelişmeye ayak uydurduğunu gördüm. Bugün teşkilatımızın geldiği nokta 41 sene öncesine bakarak beni gerçekten gururlandırıyor, onurlandırıyor. 

Yine bu süre içerisinde teşkilatımızın misyonunun da değiştiğini gördüm. Askerimizle birlikte polisimizin omuz omuza, koyun koyuna gerektiğinde sınırlarımız içerisinde yapılan terörle mücadelede, gerektiğinde sınırlarımız dışında devletimizin bekası, milletimizin birliği için mücadele misyonunu edindiğini gördüm. Bu da bana ayrıca gurur veriyor. Bu anlamda meslektaşlarımla gurur duyuyorum. Ülkemizin yarınlarından son derece eminim, hiçbir şüphem yok. Bu nedenle milletimiz bize sonuna kadar güvenebilir. Biz teşkilat olarak bu güveni hiçbir zaman boşa çıkarmayacağız.” dedi. 

Vali Topaca daha sonra Çevik Kuvvet polisleriyle birlikte, Türk Polis Teşkilatı’nın 172. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen yemeğe katıldı.